Yıllar önceydi bir Sonbahar akşamında ikikızkardeş herzaman ki gibi işyerinden çıkmış evlerine gitmek üzere otobüs durağına doğru ilerlemişlerdi durağa geldiklerin de yan taraf da duran üç kiş daha vardı iki erkek bir bayan iki kızkardeş binecekleri otobüsü beklerken karşılarında duran bey sürekli kardeşlerin büyüğüne yani Funda ya bakıyordu Funda rahatsız oluyordu kim di bu ve niçin sürekli bakıyordu otobüsleri gelipte bindiklerinde gördülerki o üç arkadaş da binmişti otobüsde bu bakışlar devam ettikçe Funda rahatsız olmaya devam ediyordu ve bu rahatsızlığı otobüs den erken inmesine neden olmuştu ve baktıki o Bey de indi genç erkek bütün cesaretini toplayıp Funda’nın yanına geldi ve sizi eğer rahatsız ettiysem özür dilerim dedi genç kız evet oldukca rahatsız ediciydi dedi ve yanından uzaklaştı Funda nın bilmediği o delikanlının onu takip ettiğiydi ertesi gün yine işe gitmek için iki kızkardeş evden çıktıkların da sokaklarının az aşağısındaki köşede onları bekliyor olduğunu gördüler kardeşi ablasına bu dün akşamki çocuk değilmi dedi evet dedi ablası delikanlı yine bütün cesaretini toplayıp konuşmak için Funda nın yanına geldiğinde ondan çok hoşlandığını ve bütün gece sizi düşünmekten gözüne uyku girmediğini söyledi naçizene size arkadaşlık teklif etsem kabul edermisiniz dedi Funda oldukca sinirli bir sesle HAYIR dedi.Bu böyle birkaç hafta devam etti genç delikanlı bıkmadan usanmadan Funda’ya duygularını açıyordu ve herseferin de redediliyordu ama genç delikanlı asla pes etmiyordu ve etmemesi sonunda Funda’ya teklifini kabul etmesini sağlamıştı ve aralarında büyük bir sevgi bağıyla bağlanmaya başlamışlardı ama bu sevgi herzaman genç delikanlıyı korkutuyordu ya kavuşamazsam sana diye! Bu birlikteliğin 2.yılında Funda’nın doğum günüde genç delikanlı aldığı yüzükle ona evlenme teklifi ettiğinde Funda çok mutlu olmuştu ve hiç düşünmeden EVET dedi Ailelere bu durum anlatıldığında olumlu karşılanınca hafta sonunda genç delikanlı ve ailesi Funda’yı istemeye geliceklerdi o gün Funda’nın içinde tarifi büyük bir mutluluğun yanı sıra anlam veremediği bir hüzün de vardı ve bu hüznün boşa çıkmayacağını nerden bilebilirdi ki akşam saatlerinde eve gelen bir telefonla Funda yıkılmıştı Genç delikanlı ailesiyle birlikte gelicekleri arabayla bir kaza geçirdiklerini ve onun ölüm haberini alınca bütün dünyasının biranda yıkılması onunla birlikte geçirecekleri bir ömür bitmişti artık acı bir son olmuştu HAYIR dedi Funda bu doğru değildir belki bir yanlışlık vardır diye hastaneye koştu ama o ümidininde boşa çıktığını gördü böyle büyük bir aşk böyle büyük bir sevgi bu şekilde son bulmamalıydı diye feryadı inledikçe herkesi göz yaşlarına boğmasına neden oldu.Şimdi Funda Hala O nun yasını tutuyorken birdaha asla böyle bir sevgi birdaha yaşanmaz diyerek hayatını yaşamaya devam ediyor Onun hatırasıyla birlikte ……………
Yaz sıcakları yavaş yavaş yerini hafif rüzgarlı günlere bırakmaya başladı.sonbahara adım atmaya hazırlanacak dünya yakında.yapraklar sararacak dökülecek tıpkı takvim yaprakları gibi.
Bizde ömrümüzden bir yazı daha uğurlıyacaz.ömrümüzden gidecek belki değerini bilemediğimiz anlarla dolu olan bi yaz daha.yada dolu dolu geçirdim oh be dediğimiz.
İnsanında belli dönemleri olurmuş inişler çıkışlar duraklamalar yazlar kışlar.ama değişmeyen tek gerçek şuki biz nolursa olsun şikayet edecek bişiler buluruz.ne kış yaranabilir bize ne bahar nede yaz.
İnsan ilişkileride öyledirya bazen.sık sık şu kelimeler çıkar ağzımızdan ne yapsam yaranamadım.alttan aldım yok sten aldım yok napsam insanlara bir türlü iyi niyetli olduğumu anlatamadım.
Bu noktada durun ve şöyle düşünün .benim her zaman sölediğim bi cümle vardır SENİN İYİ OLMAN KARŞINDAKİNİNDE İYİ OLDUĞU ANLAMINA GELMEZ.hep derler sen iyi olunca herkes iyidir yalan.eğer öyle olsaydı bütün insanlar gl gibi geçinir giderdi.
Bazı insanlara ne yaparsanız yapın anlatamazsınız kendinizi.kalbinizin güzelliğini düşüncelerinizin temizliğini .Neden?çünkü karşıdakinin kalbi çirkin düşünceleri ise bi o kadar kötü.ve siz naparsanız yapın beyaza beyaz dediğiniz halde o siyah anlayacaktır çünkü osiyah bi insandır.
Ne güzel bi benzetme siyah insanlar .içlerini kin kıskançlık fesatlık bürümüş asla mutlu olamıyacak zavallı insanlar.nedenmi mutlu olamazlar.bu tarz zatı muhteremler başkalarının mutluluğundan bile rahatsız olacak derecede hasta ruhlu insanlardır çünkü.
Ve maalesef sayıları azımsanmıyacak kadar çok.size tavsiyem kısa ve net olacak uğraşmayın .Bırakın kendi hallerine kimmi dedi bunu doktorlar J))).Çünkü bu insanlar anca kendileri gibi maalesef aynı virisü kapmış olanlarla anlaşabilirler .
O yüzdendirki emeğinize değmez.vaktinizi boşa harcamış olursunuz.sizi sevenlere verin o değerli zamanlarınızı.naçizane tavsiyem budur.son olarakta yazdıklarımı asla planlamıyorum tamamen o anda içimden ne gelirse onlar dökülüyor satırlara.
Yazıma son verirken değer bilmeyene altın verilmez teneke sanıp çöpe atarmış misali sizi hak edenlere verin en büyük değeriiii .ve ne kadar kıymetli olduğunuzu unutmayın sizden bi tane var dünyada .görüşme ümidiyle .
Saat 01:46 ve ben uyuyamıyacağımı anlayıp kendimi bilgisayar başında buldum.artık git gide yazma delisi oluyorum sanırım.bi boş vaktim olsada gidip iki satır yazsam bişeyler daha paylaşsam diye düşünür oldum.
Bundan güzeli varmı hayalimin peşinden koşuyorum artık.yıllarca o kadar boş koşuşturmadan sonra bu maraton hiç yorucu gelmiyor bana.zevkle yazıyorum her kelimede binbir heyecan duyarak.acaba bu defa ne paylaşsam ne verebilirim okuyuculara demekten kendimi alamadan klavyeye yapışıyorum adeta.
Adım atıyorum sanki her defasında hayata yeniden .aynen bugün ilk adımlarını atmaya çalışan oğlum gibi.evet onu ablasının kollarında ilk adımlarını atarken seyrettim bugün sokakta.ilk adım.nekadar ilginç aslında.her gün uykudan uyanan insan bir güne ilk adımını atar.ne yaşayacağını bilmeden bilinmeze bir adım.
Tohumun toprağa atılışı ilk adımıdır ağaç olma yolunda.güneşin doğuşu aydınlatmada insanları büyük bir adımdır..bebek dünyaya ağlayarak atar ilk adımını.doğarken o ağlar öldüğünde başkaları.
Ne kadar çok ilk adım vardır aslında hayatımızda .farkında olmadan defalarca attığımız.bugün onun adımını seyrederken bunlar geldi aklıma .daha ne adımlar atacaksın neler görüp geçireceksin bakalım oğlum.nekadar şanslısın tazecik umutların olacak kırılmamış bi kalbin hüsrana uğramamış duyguların küçücük bi kalbin .
Daha neler neler .hayat var olduğumuz sürece acı yada tatlı birçok sürpriz çıkartacak karşımıza.hepimizin.ama şunu anladım gerçekten güzel gördükçe güzellikler saracak çevremizi.güzel olmayan dahil olmıyacak sınırlarımıza.
Biz izin vermeden kimse üzemiyecek kalbimizi kıramıyacak bunu anladım .o yüzden atılan her adımın o kadar önemi varki hayatta .hafife alınmayacak kadar önemli.
İşte o ilk adımda bunlar geçti aklımdan paylaşmak istedim.ve sözlerimi şöyle balla bitirmek istiyorum HAYATINIZ İYİKİ BU ADIMI ATMIŞIM dediğiniz anlarla dolsun ve asla pişman olmıyacağınız adımlar atın.görüşme dileğiyleee……
Evet sonunda hayalime bir adım daha yaklaştım.Yazdım ve yazılarımı benden başkalarıda okuyacak umarım…Bugün yazdıklarımı sitede görene kadar inanamamıştım .Ama sonunda başardım dedim kendi kendime.
Tabi bunda değerli bir arkadaşımında payı büyük.Hani geçen yazmıştım insanın bazen çalan bir telefona bile ihtiyacı olurmuş.Bugün öyle bir gündü işte benim için.O telefon çalana kadar.
Tahmin edeceğiniz gibi arkadaşım yazılarımı siteye aktarmamda bana destek olan kişi.Aslında çokta yabancı değilsiniz ona.Burda yazan bir dostumuz ZUHAL.Sana yeniden teşekkür ediyorum hayatımda olduğun için .
Ve dilerimki herkes benim sahip olduğum gibi arkadaşlara sahip olabilsin..ŞÜKREDİYORUM etrafımda beni anlayan seven insanların olmasına.Bundan bikaç ay önce başıma gelen ve asla unutamıyacağım bir anı olarak hayatımda yerini alan bir süprizle devam etmek istiyorum yazıma.
Bendeniz uzun bir müddet hastanede yatmak zorunda kalmıştım.Ve o gün refakatçi olarak yanıma bir arkadaşım gelecekti.mutluydum tabi.Neyse elinde bir hediye paketiyle geldi ve bana asla tahmin edemesin hediyeni dedi.Bende şöyle bir elimle anlamaya çalıştım ne olduğunu.Hasır gibi bişey bu dedim.Ama çözemedim.
Dediki bu senin çocukluk hayalin dahada artmıştı merakım.Düşündüm düşündüm bulamamıştım.Neyse paketi açmaya başladım içinden hasır bir kutu çıktı.Kutuyu açtığımda ise şaşkınlığım bir kat daha artmıştı içinde çikolatalar büsküviler vardı.O an hatırladım.çocukkken evde bir kitabımız vardı ve o kitabın en arka sayfasında bir markanın bütün ürünleri çikolatalar büskiviler daha birçok güzel şey.
Ve ben hep şöyle derdim keşke bunların hepsi şuan burada olsa ve bi güzel yesem.meğer bu hayalimi arkadaşıma anlatmışım.tabi ben hayalide arkadaşıma anlattığımıda unutmuşum.Ama o unutmamış işte.Benim en çok ihtiyacım olan bi zamanda aklına gelmiş ve mutlu olmam için bunu yapmış.
Tabi ben öylesine mutlu oldumki normalde olsa avazım çıktığı kadar bağırıp ona sımsıkı sarılırdım.Ama hastanenin kantinindeydik kalabalıkdı etraf.birde aldığım ilaçların etkisiyle sanırım ne ağlayabildim ne gülebildim.
Ama o kadar mutlu olmuştumki kelimelerle ifadesi yok o duygunun.İşte böyle insanlar olmalı etrafımızda.Bizi neyin mutlu edeceğinin sırrını çözmüş .Verdiğimiz değeri hak eden kadir kıymet bilen.kıymetinizi bilmeyenlere sizde hak ettikleri gibi davranın.yeni paylaşımlarda görüşmek dileğiyle ………
Ve aşk tutdu küçük kızın ellerinden.daha önce tutmadığı gibi.kırmadan incitmeden bırakmıyacaktı hiç söz verdi.verdiği gibide oldu bırakmadılar küçük kız ve aşk ellerini.
Ne güzel günlerdi ne güzel…..küçük kız diyordu sevgilisi ona .seni öyle sevicemki ben bile şaşırıcam nasıl sevdiğime.hem kendi hem senin yaralarını sarıcam göreceksin..
Demişti oda güvendi .nerden bilecekti bununda yalan olduğunu.ölesiye söylenmiş bir yalan
Kırılan kalbi öyle yalnızdıki kanmıştı hemen naspın….
Anladı terk edileceğini yalnız kalcağını oda bıraktı aşkın elini.bir daha tutmamacasına.
Ve kapadı bütün kapılarını hertürlü aşka açmamacasına.
Artık kırılacak bir kalbi dökülecek gözyaşı olmıyacktı kimse için…ve unutacaktı ona acı verenleri onlara en büyük cezayı verecekti unutarakkkk
Kendini cezalandırıyordu oysaki .farkında olmadan yine …ama mecburdu ve unutduuuu.
Ey aşk bırak beni kendime .
Peşimden gelme dönmiyecek bu yüz birdaha sana doğru
Giremeyeceksin birdaha bu sınırlardan…
Ve kendine yeni kurbanlar bulacaksınnnn belkide….
Beni unut ey aşk hiç olmamışım gibiiii.
Unut beni hiç doğmamışım gibi…